İktidarın Ontolojik Gerilimi: Musa ve Hızır Arasındaki Epistemolojik Uçurum
Kehf Suresi’nde anlatılan Musa ile Hızır kıssası, geleneksel tefsirlerde ekseriyetle zahirî ilim ile ledünnî ilim arasındaki ontolojik gerilimin bir tezahürü olarak yorumlanagelmiştir. Ancak bu kadim anlatının, günümüz siyaset felsefesinin merceği altında incelendiğinde, devlet olgusunun en temel diyalektiğini açığa çıkardığı görülür: Evrensel, normatif ve ilânihaye geçerli olması beklenen yasalar (nomos) ile siyasal iktidarın bekâsı için zaman ve mekâna bağlı, istisnai ve pratik müdahaleleri (phronesis) arasındaki kaçınılmaz gerilim. Musa, bir nevi toplumsal sözleşmenin, yazılı hukukun ve rasyonel adaletin tecessüm etmiş halidir. Onun perspektifi, nedensellik, öngörülebilirlik ve hesap verebilirlik ilkelerine sıkı sıkıya bağlıdır. Musa, “adaletin, sonuçları ne olursa olsun, bir tarafsızlıkla ve kuralın lafzına uygun olarak tesis edilmesi” gerektiğini savunan bir hukuk devleti idealini temsil eder. Hızır ise, “devlet aklı”nın ve “olağanüstü hal” pratiğinin alegorik suretidir. O, ...