Weber'den Jung'a: Rasyonel Tahakkümden Mitolojiye Dönüş
Kapitalizmi yalnızca iktisadi bir mekanizma veya bu mekanizmanın politik alanı çerçevelemesi gibi tanımlara hapsetmek, onun köklerini besleyen felsefi, psikolojik ve sosyolojik katmanları görmezden gelmekten başka bir şey değildir. Bu yaklaşım, kapitalizmin salt bir ekonomik sistem olmanın ötesinde, insan zihnininde şekillenmiş bir anlam ve değerler evreni olduğunu ihmal eder. Gerçekte, kapitalizm bu disiplinlerin kesişiminde doğan karmaşık bir yapıdır; ancak asıl mimarı, bu kavramları bir araya getiren ve onlara meşruiyet kazandıran dildir. Bu dil, araç olmanın çok ötesinde, bir dünya görüşü yaratır ve bireyin algısını dönüştürür. Bu dilin en çarpıcı ve dönüştürücü ifadesi, Max Weber'in "Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu" nda ustalıkla betimlediği üzere, Protestan etiğinin rasyonel dilinde somutlaşır. Rasyonalite, kapitalizmin vazgeçilmez zihinsel altyapısıdır; zira Protestan etiğinin rasyonel söylemi, emeği seküler bir kutsallığa ve maddi başarıyı ilahi onayın ölç...