Süleyman ve Belkıs: İmanın Politik Tahlili-II
Süleyman'ın, Belkıs'ın tahtı için; "Kim bana onun tahtını getirebilir?" (27:38) sorusuyla talep etmesi, bir iktidar, yani egemenin kim olduğuna yönelik güç gösterisinden ziyade, onun kalbini kazanma arzusunun bir dışavurumudur. Buna göre, tahtın getirilmesi aslında metafizik bir gerçekliğe de işaret eder: O, Belkıs'ın yönettiği krallığın temsili değil, Belkıs'ın kalbidir. Cinlerin tahtı getirmesi (27:39-40), Süleyman'ın bu içsel kaleyi fethetmek için gösterdiği tüm çabayı, hırsı ve sabırsızlığı temsil eden bir alegoridir. Zira cinler kalbleri evirip çeviren, etkileyen fısıltılar yayar. Ancak burada ince bir diyalektik iş başındadır: Her ne kadar Süleyman, bu kalbi "çalmak" için bir güç gösterisinde bulunsa da, aslında o kalbin sahibi çalınmak , yani kendisine gönüllü olarak teslim olmak istemektedir. Bu nedenle, Belkıs tahtı gördüğünde "Sanki o!" (27:42) der. Buradaki "benzeri" ifadesi, yalnızca fiziki bir eşyanın değil, Süle...