2 Şubat 2018 Cuma

Türklerin, edebiyat ve sanatta ortaya koydukları beceriksizlik

Türklerin, edebiyat ve sanatta ortaya koydukları beceriksizlik tamamen din ve dil merkezli bir sorundur. Din merkezli olarak Arapça ve edebiyat merkezli olaraksa Farsçanın etkisiyle kurulan egemenlik/iktidar altında oluşan siyasal alan Türkçe'nin edebiyat ve sanat alanında özgün eserler koymasını kısıtlamıştır hatta engellemiştir. Anadolu Aleviliğinin; HacıBektaşi, Yunus, Sultan Abdallar ekolü ile sürdürülen edebiyat, düşünce dünyası ise daha emekle dönemlerinde altın çağlarına gelemeden küfürle, sapıklıkla itham edilerek, Türklerin derinlikli bir felsefe, din, edebiyat dili geliştirme sürecini bıçak gibi kesmiştir. Bugün Türkiye'de insanların halen din ve edebiyat anlayışları, bu iki dilden yapılan tercümeler veya bu iki dilin etkisinde kalmış kelami, teolojik eğitimden geçen insanlar tarafından şekillenmektedir. Edebiyat gelince modernleşmeyle/batılılaşma ile birlikte ingiliz dilinin algı, iletişim, formasyonunun etkisindedir. Velhasılı kelam Türklerin, tarihi olarak bir millet olamadıklarının tek ve en önemli görünür yönü budur. Bu, Türkçe konuşan ama konuştuğu dili edebiyat ve felsefe yapamaz hale getiren bir tarihin eseridir. Günümüzde ise yeni edebiyat çabaları gösteren gençlerin, bağnaz dini cemaatler tarafından tekfir, dinsizlik gibi ithamlara maruz kalmaları aynı tarihi refleksin sonucudur. Bir de buna devletin sistematik savunmacı, kapalı yapısı eklendiğinde gelişmeden daha çok menfaatçilerin, çıkarcıların hüküm sürdüğü bir dünyada yaşamaya mahkum kılınmış çaresizler olarak dolaşmaktadır. Din, dil meselesi boş beleş aslında; bakma sen, her şey yolunda... Benim içinse otobüse zam gelmesin yeter!!!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder