16 Kasım 2017 Perşembe

Ben masalımı seviyorum...

güneşin doğuşuyla başlayıp, akıp giden bir masalın takipçileri olmak için bütün hayatımızı bir ağaç gölgesinde geçirmeye gönüllüyüz. Bize ağacı sevdiren ilk masal Ademindi sonra pek çok masal dinledik.. En güzellerinden biri Muhammed'in "Hayatım bir ağaç gölgesinde konup göçen biri gibidir" sözüyle başlayandı. Hayat bize hep oradan o ağacın gölgesinden görünen bir masaldı. Nedendir bilinmez -aslında bilinir- biz dünya masalanın bu yanını sevdik. Dünyanın yakıcı güneşinin bizden istediği kendine adanmışlığı, çalışma azmini, istek ve talep etme, ele geçirme, güçlenme gibi güneşlik sadakatleri yerine getiremedik. o ağacın gölgesinden uzaklaşmak, biraz güneşe çıkmak istesek; iki muhteris yahut bir muhafız tarafından çok basit kötürüm oyunlarla gölgeye itildik. Bizim masalımız hep gölgede kalmaktı. Güneşe çıkıp yanmak değil. Güneş yakıcı... ben de sanırım o nedenle sonbaharı ve kışı seviyorum. Yazla aram pek iyi olmadı... Yaz bana hep kazananların, müreffehlerin mevsimi gibi geldi.... Ben masalımı seviyorum... orada; ağacın gölgesindeyim. beklerim...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder